4 Nisan 2010 Pazar

Ahlatdede'ye taşındık...

Yarın Ahlatdede'de bir haftamızı doldurmuş oluyoruz. Yazmaya değecek bir sürü şey yaptık. Bloğa konu olan çiftçilik günleri nihayet başlıyor.



İlk gün Ufuk'un güneş panelini monte etmesiyle karavanın aydınlatma ve hidroforu için gerekli olan enerjiyi sağlamaya başladık. İnvertör yardımıyla cep telefonlarını ve bilgisayarları şarj etmeyi başarıyorduk ki arızalandı. Şimdilik mini laptopı 12 voltla kullanabiliyor, 3G ile internete bağlanabiliyoruz.

İlk 10 gün karavanı yerleştirmek dışında hiçbir şey yapmamak niyetindeydik, tahmin edersiniz ki öyle olmadı. Sabahtan akşama çalışıyor, yemek aralarında da iş listesi güncelliyoruz. Permakültüre uygun bir günlük hayat oluşturmak için hızla bazı sistemleri kurmamız gerekiyor. Karavanda arapsabunu ve beyaz sabun dışında temizlik malzemesi kullanmıyoruz, yine de biriken suyu sulamada kullanmak için arıtmak lazım. Kuru tuvalet için gerekli malzeme alındı ve Ufuk bugün mobilyasını tamamladı. Binasını inşa edince kullanıma açacağız. 


Kompostu neyin içinde yapsak diye düşünüyoruz iki gündür. Sonunda Ufuk'un aklına bizim arazimize en çok yakışacak çözüm geldi. Budanmış badem dallarını ve asma sürgünlerini kullanarak altı açık bir sepet ördüm. Şimdiye kadar yaptığımız ve arazide görünmez olan tek şey, keşke diğer herşeyi bu şekilde halledebilsek, ama öyle çok zaman ve emek istiyor ki...




Depo inşaatı için ısmarladığımız keresteler geldi. Malç olarak kullanacağımız samanlar da yarın geliyor kısmetse. Köylüye Permakültür'ü anlatmak kolay olmayacak. Kimi "olmaz öyle şey" diye kesip atıyor, kimi müstehzi gülümsüyor, kimi "yapın da görelim" diyor. Toprağın sürülmeden ekilebileceğine, yabani otla başetmenin ilaçtan başka yollarının olmasına inanmak zor onlar için.

2 metrekarelik hobi serasını iki gün önce monte ettik, dün de tohumlar ekildi.
- Sırık, oturak, pembe ve Cherry domates
- Yeşil, salçalık ve cin biberi
- Patlıcan
- Salatalık
- Malabar ıspanağı
- Adaçayı
- Tüylü fesleğen (Türkan Pasifik'ten bir yerlerden getirmişti, Bozburun'da yetiştiremediğimiz tohum burada nasıl olacaksa?!)
- Kadife
- Menekşe
- Frezye

Köylüler (Mollahasanlar halkı) tohumlarını Kasım'da ekti. "Bahçeye ne zaman ekilecek" diye sorunca Kazdağı'nın zirvesini gösterip "o kar eriyince" dediler. Mayıs sonunu bulurmuş. Bu durumda benim fidelerim de rahat rahat yetişebilir. Köy kadınlarının hazırladığı yerel türlerin hepsinin fidesini alacağım. 10 tane çilek fidesi ısmarladım bile Kadriye'ye. 10 tane de yediveren çileği ekeceğim. Sürgünlerinden köklenip çoğalırlarmış.
Geçen kış hazırldığımız fideler de seraya taşındı. Baharat bahçesi için her şey hazır, saman gelir gelmez Ahlatdede'de ekim dikim işleri hızlanacak.

Keresteciden 3 çuval iri, 3 çuval ince talaş aldık. İrileri sebze yataklarında kullanacağız. İncesinden tohum toprağına karıştırdım biraz. Nem tutmasını sağlar dediler...

İlk telaşımızı atıp kendimize söz verdiğimiz günlük en çok 6 saat çalışma ritmine girersek, daha düzenli yazabiliriz.

Kızları merak edenlere özel not (bilmeyenler için 13 ve 14 yaşındaki kedilerimiz):
Keti yürümeye başladı. Son iki aydır ayaklarını sürüdüğü için bebek bezi bağlıyorduk. Artık istediği yere işiyor. Bacaklarındaki yaralar neredeyse tamamen kapandı.  Mucize gibi görünen bu durum bir kedinin topraktan aldığı güçle bedenini ayakta tutmasından başka bir şey değil. Cilalı parke üzerinde yürümesini beklemekti asıl mucize. Tarla farelerini yakalamaya çalışırkenki halini görmelisiniz.

Sahacım, dakikalarca bekliyor yuvaların önünde. Bir haftada iki tane yakaladı. Hiç hoşlanmasak da engel olmuyoruz. Onlarca yıllık ev yaşamından sonra ilk kez doğasına uygun bir yerde içgüdüleriyle yaşıyor.

3 yorum:

  1. selamlar,
    çok zevkle okudum,kolay gelsin diyorum.

    YanıtlayınSil
  2. Emelcim, gelişmeleri merakla bekliyorum
    yıllardır yapmak istediklerimi gerçekleştiriyorsunuz , kolay gelsin :)

    YanıtlayınSil
  3. Okumaya sondan baslamisim bu ay!:) Kuru tuvaletle ilgili yorumumu dikkate almayin lutfen.

    YanıtlayınSil